3,4,5 Yaş Psikolojisi

3 yaşına kadar sakin bir şekilde büyüyen çocuğunuz kavgacı, enerjik, emreden, kuralları tanımaz bir çocuğa dönüşmüş olabilir. 3 yaş çocukları uyanık kaldıkları zamanların büyük bölümünü etraflarını keşfetmekle geçirirler. ‘’Neden bunu yapmak zorundayım?’’ en sık kullandıkları cümlelerdir. Siz bu soruyu çok ciddiye alıp, bilimsel ya da karmaşık açıklamalarda bulunmaya çalışırsanız, cevabınıza çok ilgi göstermeden, başka şeylerle ilgilenmeye başlarlar.

Çocuğunuz günde yüzlerce ‘’Neden’’, ‘’Niçin’’ diye soracaktır. Pek çoğunun cevabını sizin de bilmediğiniz sorular olacak bunlar. Eğer ki çocuğunuz ‘’güneş neden doğar?‘’, ‘’köpekler neden konuşamaz?‘’ gibi sorular soruyorsa, bu sorulara "ben de bilmiyorum" diye cevap vermek yerine, ciddiye almalısınız. Gel beraberce cevabını bulmaya çalışalım diye, kitaplardan ya da internetten yardım alarak sorularını cevaplamaya çalışabilirsiniz. Böylece çocuğunuzun merakını giderirsiniz, bilgisini artırırsınız, daha açık, daha berrak düşünmesini sağlayabilirsiniz.

3 yaşında hayata ve olaylara genellikle bir açıdan bakmayı başarabilirler. Farklı açılardan bakıp doğru sebep sonuç ilişkisi kuramazlar. Farklı açılardan bakıp, doğru cevapları verme 7 yaşlarında başlar 2 yaş bencilliği ve ebeveyn bağımlılığı 3 yaşında azalmaya başlar. Yine 3 yaşında yaşıtları ile ilişki ve oyun oynama başlar. Yaşıtlarının da kendisi gibi düşündüğünün farkına varır ve diğerlerinin hoş, cazip ya da sevilmeyen özelliklerinin olduğunun farkına varır. 3 yaş arkadaşlık ilişkileri sırasında çocuk, kendisinin de hoş, sevilen özelliklerinin olduğunun farkına varırsa özgüvenini yükseltecek temeller atılmış olur. Yaşıtlarının duygu ve davranışlarına karşı daha duyarlı olmayı öğrenen çocuğunuz, yarışmayı bırakacak, oyunlar sırasında işbirliği yapmaya ve yardımlaşmaya başlayacaktır.

4 yaşla birlikte çocuğunuz, okulda öğretilenlerle beraber bazı temel kavramları anlamaya başlar. Örneğin; bir günün sabah, öğlen ve akşamdan oluştuğunu, mevsimleri... Çocuğunuzun 4 yaşında sosyal yaşamı oluşmaya başlar, anaokulunda ya da yakın çevreden arkadaşları vardır. Çocuğunuzun bir ‘kankası’’, ‘’en sevdiği arkaşı ‘’ vardır. Bu arkadaş çoğu zaman (ama her zaman değil) kendi hemcinsidir.

5 yaşla birlikte haftanın bazı günlerini, saat ve dakika kavramını, sayı saymayı, alfabenin bazı harflerini, büyük küçük ölçü kavramını ve geometrik şekillerin isimlerini öğrenirler. Çocuklara bu kavramları öğretecek çok güzel çocuk kitapları edinebilirsiniz. Ama acele edip, erken öğretmenin çocuğunuza bir faydası olmayacaktır. Aksine erken yaşta öğrenmesi için baskı uygularsanız okula başladığında öğrenmeyi reddedebilir.

Okul öncesi çocuklarda, erkekler daha agresiftir, kızlar ise daha konuşkan. Yine okul öncesi yaşlarda çocuklar kız, erkek cinsiyetinin farkına varmaya başlar. Kızlar; oje sürmek, elbise giymek ve makyaj yapmak için ısrarcı olabilir. Erkekler; daha agresif, iddialı tavırlar sergileyebilir, evden çıkarken en sevdiği topunu, arabasını yanında taşımak isteyebilir. Tüm bu davranışlar çocuğunuzun cinsiyet algısının oluşmaya başladığının işaretidir.

Okul öncesi çocuklara, iyi ve kötüyü anlatırken, yanlış davranışları ve kaza ile yapılan yanlışları da öğretmemiz gerekiyor. Çocuğunuzu yanlış davranışından dolayı cezalandırırken, onu ve davranışı birbirinden ayırmanız gerekiyor. Çocuk kötü olduğu için değil, yanlış, kötü davrandığı için cezalandırıldığını kesinlikle bilmelidir. Çocuğunuza; "sen kötüsün, geçimsizsin, kavga çıkarıyorsun" demek yerine, ona neyi yanlış yaptığını açıklamalısınız.

Okul öncesi çocuklara söylenmemesi gereken cümlelerin bir kısmını aşağıda bulabilirsiniz.

‘’Keşke seni doğurmasaydım.’’ Bu cümle çocuğunuzun kendine güvenini ciddi şekilde zedeler ve istenmeyen çocuk olduğunu düşünür.

‘’Acele et, yoksa seni burada bırakırım.’’ Çocuklar zaman kavramını yetişkinler gibi algılayamazlar. Eğer ki çocuğunuzun terk edilme, yalnız kalma, kaybolma gibi korkuları varsa bu cümle ile korkularını daha çok pekiştirmiş oluyorsunuz.

‘’Hiçbir zaman sana söylediğim şeyi yapmıyorsun.’’ Bu cümleyi sık tekrarlıyorsanız, çocuğunuz bir süre sonra hiçbir şeyi beceremediğini düşünmeye başlayacaktır.

‘’Hiç abine-ablana benzemiyorsun.’’ Çocuğunuzu başkaları ile kıyaslamak ona kendisini yetersiz hissettirecektir.

‘’Paramız yok alamayız.’’ Bu cümle çocuklarda para ile mutluluk arasında bağ olduğu düşüncesini oluşturur ve para ile mutluluk satın alınabileceğini düşünebilirler. Ayrıca ailelerinin ekonomik sıkıntı içinde olduğu kanısı da oluşabilir.

İsmail Sönmez
Psikolojik Danışman