ERGENLİK DÖNEMİ

Hayatımızdaki en önemli varlıkların, çocuklarımızın zorlu dönemeçlerinden biridir ergenlik. Ergenlik büyüme çağı değildir, büyüme çağının sadece bir parçasıdır. Çocuklukla yetişkinlik arasındaki dönemdir. Kişinin çocukluktan çıkıp yetişkin olma yolunda ilerlediği, cinselliğini tanıdığı ve keşfettiği, bir durum, bir tutum, adeta bir yaşam tarzıdır. Ergenlik bireyin anne-baba denetiminden çıkıp bağımsızlığını kazanmasına kadar sürer. Kızlarda ergenliğe giriş ilk adet görmeyle başlar, günümüzde kızların ortalama ergenliğe giriş yaşı 13’tür.

Erkeklerin ergenliğe giriş yaşı da ortalama 13’tür. Kızlarda hem ergenlik hem de hızlı boy atma erkeklerden önce başlar. Bu yüzden 11-14 yaşındaki kızlar genellikle kendi yaşlarındaki erkeklerden daha uzun ve daha ağır olurlar. Erkeklerde hızlı boy uzaması hem daha geç başlar, hem de daha geç biter. Kızların fıziksel gelişimi en geç 20 yaşında biter; hatta Doğu ülkelerinde kızlarda büyümenin üst yaş sınırı 16-17'ye iner. Oysa erkeklerin fiziksel gelişimi ve boylanmaları 23-25 yaşlarına kadar sürebilir.

Ergenlik nasıl bir dönemdir?
Ergenliğin ilk yıllarında anne ve babaların çocukları hakkında genellikle şöyle konuştukları görülmektedir. Asi, hırçın, evde huysuz, dışarıda sıkılgan, durgun ve dalgın, sorumsuz kendi başına buyruk, alıngan ve karamsar, ters ve olur olmaz şeye ağlıyor, ders çalışmıyor, kaide ve kuralları tanımıyor, küstah konuşmalar yetişkinleri kaygılandırıcı ama ergenliğin ilk yılları için normal sayılabilecek davranışlardır.

Çünkü ergenlik;

  •  Ergenlik adeta bir savaş dönemidir. Fizyolojik açıdan; hormon savaşlarının yaşandığı, psikolojik açıdan; kişilik ve kimlik savaşlarının yaşandığı hayatımızın en zor dönemidir.
  • Her yaşta uyum, duygusal gerginliği de beraberinde getirir. Çünkü yeni durumlara uyum, hem zihinsel, hem de davranışlarda değişikliği gerektirir. Ergenlik duygusal gerginliğin yoğun olduğu bir dönemdir.
  • Bireyin duygularında istikrarsızlığın görüldüğü bu dönemde, bir gün çok mutlu ve enerjik olan gencin ertesi gün mutsuz ve içine kapanmış olduğuna sıkça rastlarız.
  • Ergenlik dönemindeki birey duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Bu coşkuyu mimik ve hareketlerinde ve ses tonunda hissedebiliriz.
  • Yine ergenlik, karşı cins ve gelecekle ilgili hayallerin çok yoğun kurulduğu bir dönemdir.
  • Bu dönemde gençler çoğu zaman yalnız kalmak isterler. Kendisi ile başbaşa kaldığı zamanlarda tutum ve davranışlarının ve üstlendiği rollerin muhasebesini yapar.
  • Ergenlik dönemindeki gençlerde yorgunluk ve çevreye karşı ilgisizlik çok sık görülür. Ergenlik, vücut enerjisinin çokça büyümeye harcandığı bir dönemdir.
  • Bu dönemde yeni şeyler deneme merakı çok artar, genellikle ergenler büyüklerin dünyasına ait şeyleri denemek ister. (makyaj yapma, içki, sigara, araba kullanma, vb.)
  • Ergenlerde bedensel değişime karşı çekinme olabilir. Kendilerini saklamak isteyebilirler.
  • Ergenlik zaman zaman öfke patlamalarının yaşandığı bir dönemdir.
  • Ebeveynler nasıl davranmalı?
  • Bu zorlu dönemde en büyük iş ailelere düşüyor. Bireyin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacının yoğun oldugu ergenlik döneminde, bu ihtiyacı aile içerisinde gideremeyen genç, farklı ve yanlış arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderme yolunu seçebilir.
  • Ergenlik dönemi, zaten zor bir dönem geçiren gençler için çocuklukta sağlanamayan eğitim ve otoritenin, ya da baskıcı bir aile yapısının hayata geçirilebileceği bir dönem değildir. Aksine sevgi ve şefkatin eksik edilmemesi gereken bir dönemdir.
  • Bu dönemde bireylerin yaşadığı özgüven problemleri, karşı cinsle yakınlaşmada yaşanan problemler, okul ve aile içi problemlerle depresyonlarda artış görülür. Ebeveynlerin çok hassas olması gereken bir dönemdir.
  • Arkadaşların ve arkadaş gruplarının çok önem kazandığı bu dönemde, ergen bireyin arkadaşlarını tanımadan eleştirilmemelidir. Görüşmesinde sakınca gördüğünüz arkadaşlarını evinize davet edip, onlarla zaman geçirip, arkadaşındaki yanlış tutum ve davranışları çocuğunuza anlatarak ve onu da ikna ederek, görüşmemesini istemeniz doğru bir yaklaşım şekli olacaktır.
  • Yine bu dönemde fark edilmek ve birey olduğunu ispatlama çabası içinde olan gençleri, aile konularına dahil etmek, aile kararlarında ona da söz hakkı vermek ve fikir alışverişinde bulunmak yararlı olacaktır.
  • Gençlerin sinirli ve gergin olduğu zamanlarda onlarla konuşmaya çalışmak yararsızdır. Böyle durumlarda gencin sakinleşmesi beklenmelidir.
  • Yine bu dönemde evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmeli ve gençlere gereksiz nasihatlardan kaçınılmalıdır.
  • Ergen, ailesi tarafından sevildiğinden, anlaşıldığından ve değer gördüğünden emin olmalıdır.
  • Herkese mutlu bir yaşam diliyorum.


İsmail Sönmez
Psikolojik Danışman