Hamilelik Psikolojisi

Gebelik ve doğum fizyolojik bir olay olmakla beraber kadın vücudu için aynı zamanda psikolojinin de önemli olduğu bir süreçtir. Gebelik kadın hayatında önemli biyolojik ve psiko-sosyal değişimlerin yaşandığı, kaygı ve stres oluşturabilecek birçok etkenle karşılaşma riskinin yüksek olduğu bir dönemdir  Gebelikte görülen rahatsızlıkların çoğu, fizyolojik, anatomik ve psikolojik değişimlerin bir sonucudur. Bu rahatsızlıklar yapı ve şiddet olarak hamileliğin evresine göre değişirler. 

Gebelerde en sık rastlanılan fiziksel ve psikolojik yakınmalar; sık idrara çıkma, bulantı-kusma, iştahta artma-azalma, mide yanması, kokulara karsı hassasiyet, diare, hemoroidler, varisler ve ödem, kas krampları, bel ağrısı, baş ağrısı, yorgunluk hissi, halsizlik, sıkıntı hissi ve uykusuzluktur.  Kadın yaşamında gebelik dönemi, değişik ve yeni rollere uyum gerektiren bir kriz dönemi olarak yorumlanır. Her kadın gebeliği farklı olarak yaşar.  Gebelik karşısındaki tepkiler, bireyin anılarına, korkularına, sosyal ve ekonomik çevre koşullarına, isteklerine bağlı olarak değişir . 

Gebeliği ve anneliği normal olarak algılayan kadınların adaptasyonu daha iyidir. Gebeliğe karsı olumsuz duygular taşıyan kadınlarda baş ağrısı, bulantı, duygusal gerilim gibi semptomlar ortaya çıkabilir.  Psikolojik anlamda huzurlu bir gebelik dönemi geçirilmesinde anne adayının yaşı, eğitim durumu, çalışıp çalışmadığı, sigara alkol kullanımı, ilk gebelik olup olmadığı önemli faktörlerdir.  Küçük yaşta, eğitim seviyesi düşük, çalışmayan, sigara ya da alkol kullanan ve ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarının depresyon ve kaygı bozukluklarına yakalanma riski daha fazladır.

Fizyolojisi hızla değişen anne adaylarının hamilelik döneminde kendini yaşlı ya da çirkin hissetmesi psikoloji alanında çalışan klinisyenlerin sık karşılaştığı bir durumdur. Bu vakalarda öncelikle annenin yaşı, eğitimi, çalışma durumu, evliliği (kaç yıllık evli olduğu), baba adayının sosyo-kültürel düzeyi ve hamileliğin planlı mı yoksa istenmeyen bir gebelik mi olduğunu sorguluyoruz.  Saydığımız psiko-sosyal faktörler anne adayının hamilelikteki psikolojisini etkileyen en önemli faktörlerdir. İstenmeyen bir gebelik yaşayan genç yaştaki bir anne adayının hamilelik süresince kendisini güzel ya da iyi hissetmesi pek mümkün değildir. Hamilelik döneminde hem kendisi hem de bebeği için fizyolojik ve psikolojik kaygılar taşıyan anne adaylarının öncelikle kendilerini yukarıda saydığımız faktörler açısından incelemeleri gerekmektedir.

Hamileliğe uygun yaşta, eğitim seviyesi yüksek, planlı bir gebelik yaşayan anne adaylarının da kendisini yaşlı hissetmesi gebelik dönemine özel bir depresif düşüncedir. Öncelikle kendimizde normalden fazla kaygının ve depresif düşünce ve ruh halinin var olduğunun farkına varmak çözüm çabalarının %50'sidir.  Gebelik öncesinde ve gebelik döneminde bilimsel makaleler ve kitaplar okumak, daha keyifli bir hamilelik dönemi geçirmek için doktorunuzun onayladığı, hamilelik egzersizleri ve sporu, yoga, meditasyon yapmak bu özel döneme ait kaygılarımızı aşağıya çekecektir. Tüm gayretlerimize rağmen bu dönemde kendimizi yaşlı ve mutsuz hissediyorsak ve bu duygu günlük hayatımızı ve hamileliğimizi olumsuz yönde etkiliyorsa bir uzmandan destek almak bu dönemi daha sakin, daha huzurlu ve daha mutlu geçirmemize yardımcı olacaktır.

Unutmayın ki; mutlu anne adayları, mutlu bebekler dünyaya getirir.