Internet ve Sosyal Medya

İnternet artık hayatımızın önemli bir parçası. İnternetsiz yaşayamaz olduk. İstediğimiz bilgiye, insanlara anında ulaşma kolaylığı hayatımızda pek çok şeyi değiştirdi. Belki de internet yaşam stilimizi dönüştürdü, başkalaştırdı hepimizi. Ülkemizde 26 milyondan fazla internet kullanıcısı olduğundan bahsediliyor. İnternet ve onun getirdiği sosyal medya, bloglar, anlık mesajlaşma programları vb. tüm araçlar artık hayatımızın vazgeçilmez bir unsuru oldular. 

Peki internet ve sosyal medya ne getirdi hayatımıza ?

İnternetle birlikte bilgi çağına geçtik. Dünyanın herhangi bir yerinde olan bir olaydan birkaç saniye sonra haberdar olur hale geldik. Bize sonsuz seçenekler sunan internet dünyası insanları bilgisayar başına kilitler oldu. Bilgisayar başında istediğiniz karakter olma, istediğiniz yerlerde dolaşma, istediğiniz şeyleri görme hakkı insanları sosyal hayattan belki biraz daha uzaklaştırdı. Televizyondan sonra Türkiye'de azalan ailelerin sosyal yaşamları internetle birlikte daha da azaldı. Aile içi, aileler arası, eşler arasındaki ilişkiler bu durumdan epeyce etkilendi.

Akşamlarını bilgisayarlarının başında geçiren, paylaşımları azalmış çiftlere çok sık rastlıyoruz. İnternette sosyalleşen, çok arkadaş ve takipçi sahibi olan insanlar, gerçek hayat ve gerçek ilişkilerden uzaklaşıp her şeyi sanal dünyada yaşar hale geldiler. 

Çağımızın insanları arasında Facebook ve Twitter'da başlayan flörtler yine buralarda devam etmekte ve işin kötüsü insanlar karşı tarafı internetteki paylaşımlarına göre değerlendirmekteler. Sanal dünyada yazılı olmayan sanal kurallarla yaşanan bu ilişki ve mesajlaşmalar trafiği, insanların birbirini gerçek yüzleriyle tanımasını engelliyor. Çiftler ara verdikleri veya bitirdikleri bir ilişkinin ardından birbirlerini Facebook'tan takip etmeye devam ediyorlar. Karşı tarafı arkadaş listesinden silmekse ilişkinin geri dönülmez biçimde bittiğinin işareti sayılıyor. 

Büyükşehirlerin insanlarının yalnızlıklarına bilgisayarları eşlik ediyor. İnternette kurdukları arkadaşlık ilişkileri, sosyal medya paylaşımları ile hayatlarına renk katmaya çalışıyorlar. Ama gerçek olan şu ki, internet paylaşımlarında hiç kimse yalnızlığından veya hayata ait somut sorunlarından bahsetmiyor. Sanal dünyada, sanal mutluluklar yaşayan insanlarla karşı karşıyayız. Yalnız ve belki de dostsuz, arkadaşsız insanların aşk, sevgi, dostluk üstüne yazdıkları ya da paylaştıkları aforizmalarla siz de çok sık karşılaşıyorsunuz. Aslında herkes farkında olmadan hayatındaki eksik parçanın peşinde koşuyor. Tıpkı puzzleın eksik olan parçasını arar gibi. Yeni çağ ve internet, kendisine ve çevresine yabancılaşan insanlar yarattı.
Geleneklerimizde varolan kutlama, doğum, bayram tebriği gibi ritüelleri ilk cep telefonları smsleri ile başka formlara soktuk. Günümüzde artık bu ritüeller sosyal paylaşım siteleri üzerinden devam ediyor. Emek ve çaba gerektirmeyen internet sosyalleşmesini inanın çok sevdik. 

Herkesin farklı amaçlarla kullandığı internet ve sosyal medya son gezi olaylarında farklı bir yüzüyle ortaya çıktı. Haberleşme aracı olarak kullanılan sitelerde haber ve bilgiler hiç bir süzgeçten geçirilmeden yayınlandığı için yanlış bilgilendirmelere, abartılı ve taraflı haberlere şahit olduk. Sosyal medya insanların kendini ifade etmesi için politik bir arenaya döndü. Herkes gazeteci ve herkes fotoğrafçı oldu. Ama aynı zamanda insanların sınırlandırma veya sansür olmadığında hakaret, küfür, aşağılama cümlelerini çok rahatlıkla yazdıklarını gördük. Belki de erk sahiplerine hakaret etmeyi demokratik hak sayan bir grup insanla tanıştık. Türkiye'de sosyal medyanın gücüne ilk kez bu kadar canlı bir şekilde tanıklık ettik. 

İnternet ve sosyal medya ile birlikte dünyada her şey küreselleşti. Kendimizi bu yeni düzene kapatmamız ve bu yeni düzenden soyutlamamız mümkün değil. Yapmamız gereken ise bu yeni düzenin bir parçası olurken ne yaptığımızın, internet denizinde nerede, ne amaçla bulunduğumuzun farkında olmak. Sanal dünyada oyalanırken, gerçek hayatı ıskalamamak!

Herkese mutlu ve anlamlı bir yaşam dileğimle.

İsmail Sönmez 
Psikolojik Danışman